• %
  • %
  • %
  • %
  • %
  • %
  • BITCOIN
    506917,523
    % -0,60
  • BIST 100
    1.407,76
    % -0,10

Sovos Raporu: Türkiye’de yürürlükte olan e-fatura, çeşitli ülkeler için de zorunlu hale gelebilir

Sovos Raporu: Türkiye’de yürürlükte olan e-fatura, çeşitli ülkeler için de zorunlu hale gelebilir

Sovos’un 12.’si yayımlanan yıllık Trendler Raporu, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde KDV bildirimi işlemlerinin daha katı ve sık hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’de 2014 yılından itibaren yürürlükte olan e-faturanın çeşitli ülkeler için de zorunlu hale gelmesi söz konusu olabilir; değişen vergi denetimleri ise kalıcı görünüyor.

Global vergi yazılımları lideri Sovos, katma değer vergisi (KDV) zorunlulukları ve uyumluluğu hakkındaki raporunu yayınladı. Dünya üzerindeki pek çok ülke KDV zorunluluklarını hayata geçirmek, ekonomik veriler hakkında daha önce görülmemiş derinlikte bir içgörü edinmek ve gelir açığını kapatmak için karmaşık yeni politikalar uygularken; “Sürekli İşlem Denetimlerine Yönelik KDV Trendleri” raporu tüm dünyadaki regülasyonlara kapsamlı bir bakış sunuyor.

Sovos’un bu yılki raporu, kuruluşların regülasyona uygun raporlama ve uyumluluğu yönetme biçimlerini değiştirebilecek dört önemli trende odaklanıyor. Uluslararası vergi uyumluluğu uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından hazırlanan Sovos Trendler Raporu, şirketlerin bu değişimlere nasıl hazırlanacağına ve bu değişimlerden nasıl gelişerek çıkabileceğine dair kapsamlı öneriler içeriyor.

KDV açığını kapatmak konusunda kararlılık

Bu yıl özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesi, vergi alanındaki devlet yaptırımları açısından büyük değişimlere sahne oldu; bu durum 2021’de de devam edecek. Raporun baş yazarı ve Sovos’un Strateji Başkan Yardımcısı Christiaan van der Valk“KDV uygulamalarına yönelik yaklaşımlar gitgide daha çeşitli hale gelirken regülasyonlarla uyumluluğu sağlamaya çalışan çok uluslu şirketler için sürekli işlem denetimleriyle ilgili kaygılar öne çıkıyor” dedi.

Christiaan van der Valk sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Vergi daireleri, KDV açığını kapatmak konusunda kararlı ve alacaklarını toplamak için ellerindeki tüm araçları kullanacaklar. Bu durum özellikle COVID-19 sonrasında kendini gösterecek.”

Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki önemli trendler

Mevcut KDV bildirim süreçleri, birçok AB üyesi ülkede çok daha katı ve sık hale gelmeye başlıyor.

AB e-ticaret paketi ve dijital hizmetler kapsamında ise, 2015 yılında oluşturulan mevcut “one-stop shop” (OSS) mevzuatında değişiklikler yapılıyor. Ayrıca, vergi mükellefleri ile AB içi ve dışındaki düşük değerli ürünler için pazar yerleri ve Avrupalı tüketicilere online olarak satılan dijital hizmetler gibi aracıların vergi bildirimini kolaylaştırmak için sistemin kapsamı genişletiliyor.

Kamu ihaleleri standartları, farklı Sürekli İşlem Denetimi (CTC) modellerinin tasarımında önemli bir rol oynayacak. PEPPOL gibi sistemler, büyük ürün ve hizmet alıcıları olan kamu kurumları tarafından gün geçtikçe daha fazla tercih ediliyor – bu işlemler için kullanılan standartlar ve platformlar CTC modelleri dahil, KDV süreçlerinin dijitalleşmesinde kullanılmak üzere yeniden yorumlanıyor.

Her geçen gün daha fazla vergi idaresi, ticari işlemlerinden gelen verileri almanın yanı sıra, kendilerini fatura işleme platformu olarak konumlandırmak için mevzuat değişikliklerine gidiyor. Bu trend, doğuya yayılarak hız kazanıyor. Türkiye, Rusya ve İtalya CTC mevzuatlarında bunu ana konseptleri olarak kabul etti.

OECD’nin Vergi için standart denetim dosyası (SAF-T), Avrupalı vergi idareleri için KDV’yi gerçek zamanlı ya da buna yakın şekilde kontrollerle tatbik etmek ve kendi sistemlerinde vergi mükelleflerinin tüm muhasebe kayıtlarının kopyalarına sahip olmak anlamında bir ilham kaynağı olmaya devam edecek. Ayrıca çeşitli AB ülkeleri için zorunlu e-fatura sistemi kapıda gözüküyor ve farklı vergi denetimleri de kalıcı hale geliyor.

Öne çıkan kapsayıcı global trendler

1- Sürekli İşlem Denetimleri (CTC) – Mevcut CTC rejimlerinde gelir toplama ve ekonomik şeffaflık anlamında gelişmeler yaşanıyor. Artık Avrupa, Asya ve Afrika’daki diğer ülkeler de denetim sonrası düzenlemeden ayrılıp CTC’den ilham alan bu yaklaşımları kabul ediyor.

2- Belirli sınır ötesi işlemler için varış noktasında vergiye tabi tutulmaya doğru bir geçiş – Sınır ötesi hizmetler, tüketicinin olduğu ülkede genelde KDV’den kaçınma eğilimindedir. Son on yılda düşük fiyatlı ürünler ve dijital hizmetlerde sınır ötesi ticarette yaşanan artıştan ötürü vergi idareleri bu tedariklerin, tüketimin gerçekleştiği ülkede ya da varış ülkesinde vergilendirilmesi için sıkı önlemler alıyor.

3- Toplayıcı sorumluluğu – Farklı vergi mükellefi kategorilerinde vergi bildirimi ya da e-fatura yükümlülüklerinin artmasıyla birlikte vergi idareleri de hali hazırda doğası gereği çok sayıda işlem toplayan platformlarda vergi bildirimi yükümlülüğü konusuna odaklanmak için çeşitli yollar arıyor. E-ticaret pazar yerlerinin yanı sıra işletmeler için işlem yönetimi bulut sağlayıcıları, firmalardan devlete, ağları hakkında veri gönderme ve hatta vergilerini ödeme yükümlülüğünü aktarma ile ilgili gün geçtikçe daha çok zorlanacak.

4- E-muhasebe ve e-değerlendirme – CTC’leri tüm muhasebe defterleri ile senkronize etme yükümlülükleriyle bir araya getirmek, yerinde denetimlerin yalnızca bu zengin veri kaynaklarında meydana gelen büyük anormallik durumlarında gerekli olmasını sağlıyor. Zaman içerisinde, KDV iadeleri ve diğer vergi bildirimlerinin, vergi mükelleflerinin denetlenmiş ve doğrulanmış kendi kaynak sistem verilerine dayanarak vergi idaresi tarafından önceden doldurulması hedefleniyor.

Verginin dijitalleşmesi

“Sürekli İşlem Denetimlerine Yönelik KDV Trendleri” raporunun on ikinci sayısında ülkelerin ve bölgelerin yükümlülük profilleri hakkında geniş bir inceleme bölümü yer alıyor. Bu profiller, farklı KDV uyumluluğu alanlarında mevcut olan ya da yakın zamanda planlanan yasal yükümlülükler ile ilgili bir tablo sunuyor. Raporda aynı zamanda hükümetlerin, gelir toplama, vergi kayıplarının önüne geçme ve KDV açıklarını azaltma yönünde dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırdıklarına yer veriliyor.

Dijitalleşme; devletlere kanunları uygulamak için daha fazla zaman tanıyıp daha katı protokolleri yürürlüğe koymada imkân oluştururken, işletmelerin regülasyona uyumlu kalmak için kendilerine ait daha bağlayıcı süreçlerle tepki vermesini zorunlu kılıyor.

Sovos Regülasyon Analizi ve Tasarımı Direktörü Filippa Jörnstedt ise konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi: “Sovos’un global regülasyon uzmanlarından oluşan ekibi, vergi süreçlerinin dijitalleşmesine uyum sağlamada işletmelere yardımcı olur. Şirketlerin kendi işlerini büyütmeye odaklanmalarını sağlamak için Sovos olarak karmaşık süreçleri basitleştirmeye çalışıyoruz. Misyonumuz, dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren kurumlarımıza, vergi alanında yaşadıkları zorlukları aşmak ve vergi kanunlarına uyum sağlamak için gerekli olan bilgileri sağlamaktır.”

İngilizce yayımlanan raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz