• ALTIN (TL/GR)
    499,78
    % 0,52
  • AMERIKAN DOLARI
    8,3321
    % 0,46
  • € EURO
    9,7391
    % 0,50
  • £ POUND
    10,7881
    % 0,46
  • ¥ YUAN
    1,2451
    % 0,94
  • РУБ RUBLE
    0,1059
    % 0,61
  • BITCOIN
    112862,312
    % 2,56
  • BIST 100
    1.126,99
    % -2,22

Sanatçılardan “Korkmuyoruz” manifestosu

Sanatçılardan “Korkmuyoruz” manifestosu

Ünlü sanatçılar Türkiye’nin geldiği durumdan duydukları rahatsızlıkları dile getirdiler. Onlarca ünlü sanatçının imzaladığı manifestoya Müjde Ar’dan Levent Üzümcü’ye, Adnan Özyalçıner’den Ataol Behramoğlu’na, Müjdat Gezen’den Rutkay Aziz’e kadar birçok sanatçı katıldı. İşte sanatçıların dilinden, yayımlanan o manifesto hakkındaki detaylar.

“Sevgili halkımıza,

Sizlere, emeğini, yeteneğini, halkının ve ülkesinin hizmetine sunmuş sanatçılar olarak sesleniyoruz. Mutluluğunuz bizim mutluluğumuz, mutsuzluğunuz bizim mutsuzluğumuzdur. Mutlu olmadığınızı biliyoruz, görüyoruz, seziyoruz, izliyoruz. Yaşadığımız koşullarda nasıl mutlu olunabilir ki!

Dünyayı sarsan koronavirüs belası ülkemizde de can alıyor. Daha da alacağı anlaşılıyor. Yeterince ağır bu belayla savaşırken çarşıda, pazarda, günlük yaşamda fiyatlar el yakıyor. İşçimiz, köylümüz, esnafımız, memurumuz, emekçimiz, çoğu dar gelirli, kimisi büsbütün gelirsiz insanımız, geçim sıkıntısıyla, işsizlikle boğuşuyor. Bu gününü kurtarmaya çabalarken yarınlarının ne olacağı bir karabasan gibi, kâbus gibi üzerine çöküyor.

Yarın kaygısı, gençlerimizi ümitsizlik içinde kıvrandırıyor. Deprem kuşağındaki ülkemizde, bir depremin yaraları henüz sarılamadan, yakın gelecektekilerin habercisi öncü sarsıntılar, sanki doğa da bu kötülüklerle yarışıyorcasına, ülkemizin her yerinde birbirini izliyor.

İnsan eliyle yapılan doğa katliamları güzelim ülkemizi mahvediyor. Gelmiş geçmiş en büyük deprem felaketinin beklenmekte olduğu İstanbul’umuzun üzerinde kanal İstanbul denilen ölümcül rant kılıcı sallanıyor.

Cumhuriyetimizin değerleri alt üst edilmiş. Monarşi hayranlığı körükleniyor. Osmanlı İmparatorluğunun birkaç yüz yılı kapsayan aydınlanma çabaları göz ardı edilerek en karanlık, en gerici, en baskıcı dönemleri ve kişileri baş tacı ediliyor.

Barolar ayaklar altında. Hukuk güvenirliğini yitirmiş. Büyük Millet Meclisi işlevinden uzaklaştırılarak etkisizleştirilmiş. Emekçinin kıdem tazminatı yağmalanmakta…

Sıradan ve kimileri cinayet, yaralama gibi yaşama hakkına yönelik cürümlerin sanıkları serbest bırakılırken, düşüncelerinden ötürü yargılanan aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler cezaevlerine kapatılmış.

Ölümle, sakatlanmayla sonuçlanan, bu nedenle de daha çok cinayete benzeyen iş kazalarında ve yanı sıra da annemiz, eşimiz, kızımız, kardeşimiz, sevgilimiz, canımız olan kadınlara karşı işlenen alçakça cinayetlerde, bütün dünya ülkeleri arasında korkarız ki en ön sıralardayız.

Bütün bu haksızlıklar karşısında suskun kalamayan; duyarlı insan olma gereğini, sorumluluğunu yerine getiren, her zaman halkının yanında yer almış olan sanatçılar, yazarlar, gösteri ve dinletilerin yasaklanmış olması ve yayın dünyasının geçmekte olduğu dar boğaz nedeniyle, maddi olarak da her zamankinden daha çok sıkıntı içinde kalmış durumdadır.

Özel tiyatrolar perdelerini tamamen kapatma tehdidiyle karşı karşıyadır. Pek çok müzisyen, ressam, heykeltıraş, çağdaş sanatçımız günlük yaşamlarını sürdürme konusunda çözümsüz sorunlar yaşamaktadırlar.

Ülkesine sevgiyle, onurla, özveriyle uzun yıllardır hizmet etmiş ve etmekte olan saygın sanatçı dostlarımız, büyük bir saygısızlıkla, değer bilmezlikle, güvenirliği kalmamış yargının önüne yem gibi, kurban gibi atılıyor.

Bir zamanların çağdaş, saygın Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisi de, iç politikaya yönelik iktidar söylemleri bu gerçeği ne kadar örtmeye çalışsa da, uygar dünya önünde bütün saygınlığını ve güvenirliğini yitirme tehlikesi altındadır. Paramızın değerinin dünya pazarlarında sıfırlanmış oluşu bütün bu söylediklerimizin bir özeti ve simgesi gibidir…

Orta gelirli, hatta ortanın altında geliri olan herhangi bir Batı ülkesi yurttaşı, sahip olduğu paranın bizim paramızın altı-yedi kat üstünde değeri olmasının güveniyle ülkemize bir sömürgeye gelir gibi seyahat edebilirken, bizim bir orta gelirli insanımızın ve çocuklarının bile ülke dışına seyahati artık hayal bile edilemez.

Bizler, yüreği halkıyla, ülkesiyle çarpan sanatçılar da halkımızla aynı sıkıntıları paylaşmanın hem üzüntüsünü hem onurunu taşıyoruz. En başta söylediğimiz gibi, halkın sanatçısı halk mutluysa mutlu, mutsuzsa o da mutsuzdur. İçimizde biriken bu acı sözleri içtenlikle ve korkusuzca dile getirmemiz, halkımızın, ülkemizin mutluluğu adınadır.

Korkmuyoruz, evet.

Korkusuzluğumuz sıradan ve temelsiz bir cesaret değil, halkımızın ve ülkemizin yüksek değerlerine inancımızın sonucu olan sevgi ve bilinç birikimiyle ilgilidir. Korkmuyoruz. Bütün yurttaşlarımızı daha cesur daha özgüvenli, daha inançlı ve kararlı olmaya çağırıyoruz.

Türkiye büyük bir ülkedir. Dünyanın göz bebeği ülkelerindendir. Aydınlanma değerlerinin beşiği olan Batı ülkeleri de içinde olmak üzere, bütün dünyada aydınlanmanın yeniden doğuşuna öncülük edebilecek potansiyellere sahip bir ülkedir. Seslenişimizde sıraladığımız sıkıntılar aşıldığında, bu gerçek bütün dünyada bir kez daha görülecektir…

Bu nedenlerle ve sonuç olarak, iktidar güçlerini başta düşünceyi açıklama özgürlüğü olmak üzere evrensel insan haklarına, ülkenin insan ve doğa kaynaklarına saygılı olmaya önemle davet ediyor, muhalefetteki güçleri de daha kararlı, daha cesur ve daha etkin olmaya çağırıyoruz.

Türkiye sahipsiz değildir.

Çünkü bu sevgili ülke, kendisinin yetiştirmiş olduğu ve her biri kendi alanında değerini bütün dünyaya kabul ettirmiş yazarlara, şairlere, müzisyenlere, ressamlara, tiyatro ve sinema sanatçılarına, sanatın her alanından seçkin, bilinçli, bütün varlıklarıyla yurduna ve halkına bağlı sanatçılara sahiptir.”

Sanatçılar Girişimi         

Sanatçılar Girişimi
  • Edip Akbayram – Müzisyen         
  • Sadun Aksüt – Müzisyen              
  • Gülcan Altan – Müzisyen             
  • Müjde Ar – Sinema Sanatçısı       
  • Koray Ariş – Heykeltıraş
  • Ekrem Ataer – Müzisyen              
  • Engin Ayça – Yönetmen
  • Orhan Aydın – Tiyatro Sanatçısı 
  • Enver Aysever – Yazar    
  • Rutkay Aziz – Tiyatro Sanatçısı-Yönetmen            
  • Taner Barlas – Tiyatro Sanatçısı 
  • Bedri Baykam – Ressam-Yazar   
  • Nihat Behram – Şair-Yazar           
  • Ataol Behramoğlu – Şair-Yazar   
  • Egemen Berköz – Şair     
  • Gani Cansever – Müzisyen          
  • Metin Coşkun – Tiyatro Sanatçısı              
  • Meltem Cumbul – Tiyatro Sanatçısı         
  • Nevzat Çelik – Şair-Yazar              
  • Haluk Çetin – Müzisyen
  • Melike Demirağ – Müzisyen – Sinema Sanatçısı 
  • Füsun Demirel – Tiyatro Sanatçısı             
  • Erhan Doğan – Müzisyen-Yazar 
  • Utku Erışık – Tiyatro Sanatçısı     
  • Yücel Erten – Yönetmen
  • Turgay Fişekçi – Şair       
  • Müjdat Gezen – Tiyatro Sanatçısı             
  • Fehim Güler – Ressam   
  • Tarık Günersel – Şair      
  • Sadık Gürbüz – Müzisyen             
  • Emin İgus – Müzisyen    
  • Gülseli İnal – Şair             
  • Ekrem Kahraman – Ressam         
  • Tuğrul Keskin – Şair         
  • Arif Keskiner – Yazar       
  • Can Kolukısa – Tiyatro Sanatçısı 
  • Macit Koper – Tiyatro Sanatçısı  
  • Zülfü Livaneli – Müzisyen-Yazar
  • Zeynep Oral – Yazar – Pen Yazarlar Derneği Başkanı         
  • Coşkun Özdemir – Yazar
  • Denizhan Özer – Sanatçı
  • Adnan Özyalçıner – Yazar-Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı         
  • Abdullah Nefes – Şair – Yazar     
  • Vedat Sakman – Müzisyen          
  • Adil Salih – Ressam         
  • Ferhan Şensoy – Yönetmen        
  • Yusuf Taktak – Ressam  
  • Cihat Tamer – Tiyatro Sanatçısı  
  • Ahmet Telli – Şair             
  • Sali Turan – Ressam       
  • Gülsen Tuncer – Tiyatro Sanatçısı             
  • Dilek Türker – Tiyatro Sanatçısı  
  • Levent Üzümcü – Tiyatro Sanatçısı           
  • Nejat Yavaşoğulları – Müzisyen 
  • Ümit Zileli – Yazar            
YORUMLAR YAZ
    • seferi3 ay önce
    • ne sanatcısı alayı soytarı bunların eskiden soytarılık varmış soytarılığın adını kelime oyunu ile sanatcılık demişler