• ALTIN (TL/GR)
    460,76
    % -0,02
  • AMERIKAN DOLARI
    7,3532
    % 0,04
  • € EURO
    8,6971
    % 0,05
  • £ POUND
    9,6125
    % 0,00
  • ¥ YUAN
    1,0583
    % -0,04
  • РУБ RUBLE
    0,1006
    % -0,17
  • BITCOIN
    86239,601
    % 1,86
  • BIST 100
    1.100,26
    % -1,25

Mucize dolandırıcılığa dikkat!

Mucize dolandırıcılığa dikkat!

Türkiye’nin tanıdığı ünlü isimler Canan Karatay, İbrahim Saraçoğlu ve Ahmet Maranki’nin canlı yayın programlarına çıkıp sarf ettikleri kür ve tavsiye şifalı bitkilerle ilgili konuşmamalarını montajlayarak insanları kandırıp sözde mucize ilaçları satıyorlar.

Uyduda kayıtlı birçok kanala aynı anda reklam veren sahtekarlar, insanımızın sağlığıyla oynuyor. Sağlık için mucize etkisi olduğu iddia edilen sözde mucize ilaçların deva olmadığı bir dert ya da hastalık yok onlara göre. Reklamlarda da anlaşmalı kişilere sorular soruluyor ve kürün hastalıklarına nasıl bir mucize etkisi olduğunu anlattıkları görüntüler de reklamlara ekleniyor. Dakikalarca yayınlanan dolandırıcıların mucize krem, kür ya da bitki özlü set reklamlarına neden dur denmediği de merak ediliyor.

İzleyenlerin güvenini kazanmak için de Canan Karatay, İbrahim Saraçoğlu ve Ahmet Maranki gibi isimlerin bu kürü tavsiye ettiklerini iddia ediyorlar. Bu isimlerin farklı televizyon programlarında yaptıkları açıklamalar montajlanarak sanki sattıkları mucize kürü tavsiye ediyor gibi algılatarak sahte ilaçlarını millete satmayı başarıyorlar.

 Canan Karatay, Ahmet Maranki ve  İbrahim Saraçoğlu
Canan Karatay, Ahmet Maranki ve İbrahim Saraçoğlu

Mucize kür nelere iyi geliyormuş?

Mucize kür reklamında, bu kürün mucize olduğu, kansere, böbrek hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına, diyabete (şeker hastalığı), kalp damar hastalıklarına iyi geldiği, yaşlanmayı geciktirdiği iddia ediliyor. Mucize denen kür güya, aşırı kilolara iyi geldiği gibi, zayıflamaya da iyi geliyor. Bağışıklık sistemini, kas sistemini, seks hormanlarını güçlendiriyor. Antioksidan etkisi olduğu gibi enerji de veriyor. Tansiyona iyi geliyor. Yorgunluğa iyi geliyor. A vitamini, C vitamini, B12 vitamini de sağlayan mucize kür sivilceye de iyi geliyor. Dolandırıcılar bununla da kalmıyor saydıkları dışında da birçok hastalığa iyi geldiğini iddia ediyorlar. Bitkisel olduğu için zararının olmayacağı da iddia ediliyor.

Bitkisel de olsa zarar verebilir!

GAZİ Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarkan Karakan, “Bitkiler doğal ürünlerdir ve insanlarda doğal olan ilaçtan daha güvenlidir” algısının her zaman doğru olmadığını hatırlattı. “Doğal eşittir güvenli” düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Karakan, “Örneğin maydanoz kürü, soğan kürü gibi tamamen zararsız görünen tedavilerde karaciğer hasarı oluşabilir. Birçok bitkinin dozuna bağlı olarak karaciğer ve böbrek hasarı görülebilir ve bu öldürücü olabilir” dedi.

Ayak, bacak ağrıları çeken 87 yaşındaki Ahmet Öztürk’e sözde ilacı, önce 90 yaşındaki bir cami arkadaşı tavsiye etti. Öztürk’e, “Merdiven çıkamıyordum, içmeye başlayınca çıkmaya başladım” demiş, hatta bir kutusunu da denemesi için vermişti. Ürünün bazı televizyon kanallarında reklamı sık sık dönüyordu. Üstelik kamuoyunun iyi tanıdığı üç isim Canan Karatay, İbrahim Saraçoğlu ve Ahmet Maranki’nin adları ve görüntüleri kullanılarak, onlar tavsiye ediyor gibi sunuluyordu. Öztürk, “Yıllardır ağrılarım için doktorlara gidiyorum. Ağrı kesici veriyorlar ama her gün içmem lazım. Ağrı kesiciler için de böbreklere zararlı diyorlar. Ben hem arkadaşıma inandım hem de Karatay, Saraçoğlu, Marankiye. Zaten bu doktorları (sadece Karatay doktor) televizyonlarda çoktandır izliyordum, tanıdıktı. Başka arkadaşlarım da sipariş etti” dedi.

Reklamlarla inandırıyorlar

Televizyonda ilacın tepeden tırnağa her şeye iyi geldiğinin söylendiğini anlatan Öztürk, “Kalp, şeker, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanmasını iyileştiriyormuş. ‘İçen dinç kalkar’ diyorlardı. ‘Tam bana göre’ diye düşündüm ve bir deneyelim dedim” diye anlattı. Öztürk’ün en çok hoşuna gidenin ise sözde ilacın hiçbir zararının bulunmadığının söylenmesiydi. Öztürk ilaç tecrübesini şöyle anlattı: “Aslında sağlıklı bir adamım. Bacaklarımın ağrıması, yürüyememesi dışında sorunum yok. Sağlamım ama camiye zar zor gidip geliyorum. Nasıl olsa zararı yok, belki faydası olur, içerim dedim. TV’ye çıkardıkları hastalar ‘Yerimden kalkamazdım, anamdan doğmuş gibiyim, hiçbir şeyim kalmadı’ diyorlar. İnsanın inanası geliyor. Ücretle tutulmuş onlar. Herkesin gözü önünde bir şey olmayacağını düşündüm. Kuşkulanmadım da… Kutusuna 59 lira, kargo ücreti için de 10 lirayı kapıda ödeyeceğim söylendi ve telefonla siparişim alındı.”

Bakanlık izni ve kullanma talimatı yok

Öztürk’ün arkadaşının verdiği kutunun üzerinde bir etiket var. Ancak hangi bakanlığın izniyle üretildiğine dair hiçbir işaret bulunmuyor. Öztürk, “Arkadaşımın ilacından 9’unu içtim, hiçbir şey hissetmedim. Gelen paket çok şaşırttı. Kuşkulandım. Çocuklarım da içmeme engel oldu. Kullanma talimatı yok, tarih yok, bakanlık izni yok. Paketi alıp arkadaşıma gittim hemen aynı mı diye bakmak için. Onunkinin tek farkı ilaç kutusunun üzerine etiket vurulması ve hapların yuvarlak olması” dedi.

Öztürk’ün kızı Fatma Denizci, “Allah’tan ilaç geldiğinde babamın yanındaydık ve gördük. İnsanları kandırıyorlar. Hem büyük paralar kazanıyor hem de insanların sağlığıyla oynuyorlar. Siparişin verildiği telefonu aradım, istediğimiz yere şikayet edebileceğimizi söylediler. İlgili, olabilecek her kuruma başvuracağız” dedi.